1333
Blog

Moller's Blog

Ana Sayfa > BESLENME İLE ALINAN YAĞLAR

BESLENME İLE ALINAN YAĞLAR

BESLENME İLE ALINAN YAĞLAR

Yağlar, beslenmemizin önemli bir parçasıdır ve karbonhidrat, protein, vitamin ve mineraller ile birlikte vücuda dışarıdan alınması gereken beslenmenin temel bileşenlerindendir. Her bir hücrenin, birçok hormonun ve diğer birçok aktif maddelerin yapısında yağlar vardır. İnsan beyninin yaklaşık %60’ı yağdan oluşur. 

Beslenme ile alınan yağ, temel enerji kaynaklarındandır ve enerjinin %25-45’ini sağlar. Yağlar, enerjinin kullanımı, depolanması, taşınması ve mekanik korunma için gereklidir. Enerji yetersizliği, vücudumuzda birçok sistemi, özellikle de çocukların büyüme ve gelişimini olumsuz etkilemektedir. Beslenmeyle alınan yağ, yağda eriyen vitaminlerin emilimini artırarak bu vitaminlerden yeterli oranda faydalanmamıza da yardımcı olur.

Yağlar, kaynaklarına göre bitkisel, hayvansal, sütten ve deniz ürünlerinden elde edilen yağlar olmak üzere sınıflara ayrılırlar. Bu kaynaklardan elde edilen yağlar yapısal farklılıklardan kaynaklı olarak doymuş, doymamış, tekli doymamış, çoklu doymamış yağ asitleri olarak ayrılırlar ve farklı etkiler gösterirler. Elbette ki genellikle yağların fazla tüketimi sağlık üzerine olumsuz etkiler oluşturabilmektedir, fakat her yağ asidi de zararlı değildir. O halde, hayatımız boyunca sıklıkla tüketilen bu besin öğesinin, faydalı olan sınıfındaki yağ asitlerinin tercih edilmesine özen gösterilmesi gerekmektedir. Özellikle de Omega-3, tüm yaşam boyunca alınması gereken en önemli yağ asitleridir.

Günümüzde, doymuş yağların, trans yağların ve kolesterolün kalp ve damar hastalıkları, felç, obezite, çeşitli kanser türleri gibi ciddi hastalıkların gelişiminde risk faktörleri olduğu bilinmektedir. Öte yandan araştırmalar gösteriyor ki; uzun zincirli çoklu doymamış yağ asidi olan Omega-3’ün gıdalarla düzenli alımı ise, normal beyin fonksiyonlarının ve normal görme yetisinin korunmasında rol oynamakta ve kalbin normal fonksiyonunun sürdürülmesine katkıda bulunmaktadır.

ESANSİYEL YAĞ ASİTLERİ

Doymamış yağ asitleri, vücutta hücrelerin işlevselliği için gereklidir ve mutlaka gıdalarla dışarıdan alınması gereken önemli (esansiyel) besin öğeleridir.Doymamış yağ asitleri yapısal farklılıklarından dolayı kendi aralarında üçe ayrılırlar:Omega-3, Omega-6 ve Omega-9…

Ayçiçek yağı, mısırözü yağı, zeytinyağı, fındık yağı, kanola yağı gibi bitkisel kaynaklardan elde edilen yağlarla ihtiyacın karşılanabildiği Omega-6 ve Omega-9, bu çeşit yağların günlük beslenmede sıklıkla tüketilmesi neticesinde vücudumuzda gerektiğince bulunmaktadır. Omega-3 ise günlük beslenme düzeninde her zaman tüketilemeyen gıdalarda bulunmakta, bundan dolayı da diğer yağ asitlerine nazaran daha düşük oranda alınabilmektedir.

Omega-3 yağ asitleri, hücre zarının önemli yapısal maddelerindendir ve hücresel işlevsellikte önemli rol oynar. Omega-3, ALA (α-linoleik asit), EPA (eikozapentaenoik asit), DHA(dokozahekzaenoik asit)ve DPA(dokozapentaenoik asit) olmak üzere 4 çeşit yağ asitlerinden oluşmasına rağmen, beslenmeyle alınan ve vücutta işlevsellik gösteren asıl Omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA’dır. Özellikle yağlı balıkların tüketimiyle ve balık yağı gibi gıda takviyeleriyle doğrudan Omega-3 yağ asitleri olan EPA ve DHA alımı sağlanabilmektedir.

 

 

 

Sorularınızı whatsapp üzerinden bize iletebilirsiniz. WhatsApp