1343
Blog

Moller's Blog

Ana Sayfa > Koronavirüse (Covid-19) Karşı Bağışıklığınızı Güçlü Tutun

Yazar : Ferhat MISIRLI

Koronavirüse (Covid-19) Karşı Bağışıklığınızı Güçlü Tutun

Koronavirüse Karşı Bağışıklığınızı Güçlendirin

Koronavirüs ailesinden olan bir virüs nedeniyle başlayan salgın tüm dünyaya yayılarak üzücü durumlara sebep oldu ve olmaya da devam ediyor. Bu salgını durdurmak, devletlerin ve tüm sağlık çalışanlarının yaptığı özverili çalışmaların yanı sıra, toplumda yaşayan her bireyin de kendi üzerine düşen görevi yerine getirmesiyle sağlanacaktır. Hangi yaşta olursa olsun her birey, hastalığı ve oluşturduğu ciddi boyutun ne olduğunu anlarsa eğer, bireysel olarak üzerine düşen görevleri de yerine getirmekten kaçınmayacaktır. Bu yazımızda bu hastalığın ne olduğuna ve beraber neler yapabileceğimize değineceğiz. Unutmayalım ki; birlik dirlik getirir.

Covid-19 Nedir?                                                                                             

Koronavirüs aslında bilindik bir virüs olmasına rağmen, farklılaşmış olan bir türüyle ilk defa karşılaşıldı. Bu nedenle bu virüs, “Yeni Koronavirus 2019”, oluşturduğu hastalık ise “Covid-19” olarak isimlendirildi. Bu hastalık 2 ila14 gün süren bir kuluçka süresinden sonra yüksek ateşle, öksürük ve nefes darlığıyla kendini gösteriyor. Bazen boğaz ağrısı ve burun akıntısı da eşlik edebiliyor. Hastalık 65 yaş üzerinde maalesef ağır seyrediyor. Özellikle sigara içen kişilerde, akciğer hastalığı olanlarda, diyabet, kanser gibi kronik hastalığı olanlarda çok daha riskli hale geliyor. Sağlıklı ve genç bireylerde ise hafif seyredebiliyor. Hatta bazı uzmanlara göre ayakta geçirilip farkında olunmuyor.                 

Şunu da belirtmek gerekiyor ki; her ateşi, öksürüğü olan, koronavirüs hastası olduğu anlamında değildir. Başka virüsler nedeniyle de benzer şikayetler yaşanabiliyor. Ateş yükselmesi, öksürük ve nefes darlığı semptomları baş gösterdiği zaman, panik yapmadan mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor.

Hastalık nasıl bulaşıyor?                                                               

Hasta kişilerin öksürmesi, hapşırması ya da konuşurken çevreye saçılan virüslü damlacıklar sağlıklı kişilere temas edince hastalığın yayılması söz konusu oluyor. Bu sıçrayan damlacıklar 1 metreden yakın mesafede duranlar için risk oluşturuyor. Hastalığın bulaşmasındaki en önemli nedenlerden birisi de, “bana bulaşmaz” düşüncesiyle kendini ve dolayısıyla da çevresini korumak için gerekli önlemleri almayanların farkında olmadan virüs taşıyıcısı olmasından kaynaklanıyor.                                    

Bir yanlış algı da, bu hastalığın çocuklara, gençlere ve sağlıklı kişilere zarar vermediği yönünde. Oysaki bu virüs her yaştaki bireye bulaşıp hasta edebiliyor, fakat özellikle de 65 yaş üzerinde olanlar ve her yaştaki kronik hastalığı olanlar da maalesef ölümcül olabilecek kadar ciddi boyutlara ulaşabiliyor.

Hastalığın Bulaşmasını Hep Birlikte Nasıl Önleyebiliriz?   

Corona Balık Yağı   

Hastalığın yayılması, hasta kişiler nedeniyle olabileceği gibi, hastalık semptomları görülmeyen fakat virüs taşıyıcısı olan kişilerden kaynaklı da olabilmektedir. O zaman çocuk - yetişkin, hasta - sağlıklı demeden herkese düşen sorumlulukların ne olduğuna değinelim:  

1 metre mesafenin korunması: Kişilerin mümkün olduğunca yakın temasta bulunmaması gerekiyor. Kimin taşıyıcı olup olmadığını bilemezsiniz. Bu nedenle başkalarıyla aranızda 1 metreden kısa mesafe olmamasına dikkat ediniz.   

Tokalaşma, sarılmalara “hayır”: Türk halkının sıcaklığını hissettiren tokalaşma ve sarılmalardan yakın temas sağladığı için uzak durunuz.  

Maske kullanımı: Herkes panik içinde maske arayışı içinde. Oysaki uzmanlar herkesin maske kullanmasına gerek olmadığını söylüyor. O halde kimlerin kullanması gerekiyor?

  • Sağlık personelleri hasta kişiden kendilerine virüs bulaşmaması amacıyla maske takmalıdır. Unutmayalım ki; bir sağlık personelinin virüs kapması ilgileneceği tüm hastalarına bu virüsü bulaştırabileceği anlamındadır. Bu nedenle sağlık personellerinin kendilerini koruması oldukça önemlidir.  
  • Soğuk algınlığı geçiren herkes, koronavirüsten kaynaklı olsun veya olmasın çevresindekilere bulaştırmamak için mutlaka maske takmalıdır.
  • 65 yaş üzeri ve/veya kronik hastalığı olan kişiler, bu hastalıktan en çok etkilenen risk grubunda olmaları sebebiyle maske kullanmalıdırlar.
  • 65 yaş üzeri ve/veya kronik hastalığı olan kişilerle bir araya gelmek gelmek zorunda olanlar, hastalık belirtileri olmamasına rağmen taşıyıcı olabilecekleri düşüncesiyle, karşılarındaki bu risk grubundaki kişileri korumak amacıyla maskesiz olarak yaklaşmamalıdırlar ve 1 m mesafeyi korumalıdırlar.

Öksürme ve hapşırmada ağzın kapatılması: Damlacık yoluyla bulaşan bir hastalık olduğu için öksürme ve hapşırma sırasında tek kullanımlık kağıt mendillerle ağız kapatılmalıdır. Mendile ulaşılamadan gerçekleşen ani hapşırma ve öksürmeler için mutlaka kolun iç kısmı kullanılarak damlacıkların saçılması önlenmelidir.

Gerekli olmadıkça sağlık kuruluşlarına gidilmemesi: Şu dönem hassasiyet göstermemiz gereken bir konu bu aslında. Hem kendimize virüs bulaşmasının önlenmesi hem de sağlık personelinin yoğunluğunu gereksiz yere artırmamak için elzem olmadıkça sağlık kuruluşlarını meşgul etmeyelim.

Sadece hastalık belirtileri yaşandığı zaman sağlık kuruluşuna gidilmesi:  Öksürüğü olan, nefes alıp vermekte zorlanan, ateşi olan kişilerin aciliyetle sağlık kuruluşuna başvurmaları, kendileriyle birlikte ve temas halinde olan kişilerin de bilgilendirilerek teste tabi tutulmaları gerekiyor.

Soğuk algınlığı yaşayan kişiler için karantina: Soğuk algınlığı yaşayan bireyler, kendilerini çevresinden uzaklaştırmalı, kimseyle temasta bulunmamalı, dışarı çıkmamalıdır. Şikayetlerinde artış görüldüğü zaman mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmalıdırlar. Giderken maske takılması unutulmamalıdır.

Hijyene dikkat edilmesi: Genel hijyen belki de bu hastalığın yayılmasını önlemek için olmazsa olmazlardandır. Öncelikle virüs ve bakterilerin en çok konumlandığı yer olan ellerin su ve sabunla 20 saniye boyunca, avuç içi, parmak araları, parmak uçları, başparmaklar, bilekler olmak üzere sık aralıklarla yıkanması gerekiyor. Dışarıdan geldiğimiz zaman duş almak ve kıyafetlerin yüksek ısılarda yıkanması virüsün eve girmesine engel oluyor.  

Havlu gibi ortak kullanılan eşyaların da şu dönemde kişiye özel ayrılmasında fayda var.

Elbette bulunduğumuz ortamın hijyeni de önemli. Sık sık havalandırmanın yanı sıra kapı kollarını alkolle temizlemek, evi mümkün olduğunca temizlik malzemeleriyle dezenfekte etmek gerekiyor.

Ellerin yüze yaklaştırılmaması: Ellerimizin ne kadar temiz olduğunu düşünürsek düşünelim, virüsün vücuda girmesini engellemek için ellerin göz, burun ve ağıza yaklaştırılmamasına dikkat etmek gerekiyor.  

Evde kalma: Ne kadar kişilerle az temas, o kadar az risk! Bu nedenle mümkün olduğunca evden çıkılmaması öneriliyor ve bu çağrı herkes için yapılıyor. Özellikle de 65 yaş üzeri ve / veya kronik hastalığı olan kişilerin dışarı çıkmaması çok daha fazla önem arz ediyor. Çıkmak zorunda oldukları zaman da maskesiz dolaşmamalarına dikkat etmek gerekiyor.

Yurt dışına gidiş - gelişlerin ertelenmesi: Mecbur olmadığınız müddetçe yurt dışına çıkışlarınızı ertelemeniz hem sizin hem de toplum sağlığı için önemli. Yurtdışından gelen kişilerin, kuluçka dönemi olan 14 günü karantinada geçirmeleri ile de halk arasında yayılmaların önüne geçilmiş olabiliyor.

Yaşam standardının düzene sokulması: Yukarıda belirtilen kolayca uygulanabilecek öneriler haricinde yaşam standardımızın nasıl olduğu da virüs enfeksiyonundan korunmak amacıyla önem arz ediyor. Şimdiye kadar uygulanamadıysa bile şimdiden sonra şu hususlara dikkat etmek hayati önem taşır hale geldi:

  • Sağlıklı beslenme

Sebze, meyve, et, balık, baklagiller, kuruyemişin dahil olduğu çeşitli ve dengeli beslenme düzeni anlamına gelmektedir. Bu gıdaları beslenmenizden eksik etmemeniz sadece virüslü günlerin değil, tüm yaşamınızın sağlıklı geçirilmesinde rol oynamaktadır.

  • Bol sıvı tüketimi

Özellikle su içilmesi ağız ve boğaz mukozasının temizlenmesini, burada tutunmaya çalışan virüsleri mideye ulaştırarak mide asidi sayesinde zararsız hale dönüşmesini sağlıyor. Su ile alınan mineraller sağlıklı yaşam fonksiyonları için her daim faydalıdır.

  • Yeterli sürede uyku

Uykusuzluğun stresi artırdığı, stresin de bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği bilinmektedir. Yetişkinler için ideal uyku süresinin 7-8 saat olduğu bahsedilmektedir. Vücut sisteminin düzgün çalışması özellikle de beyin fonksiyonları için uykuya ihtiyaç vardır.

  • Sigara içilmemesi

Sigara da, koronavirüs hastalığı da akciğerler üzerine olumsuz etki yapıyor. Bağışıklığı olumsuz etkileyen sigaradan uzak bir yaşam sürülmesi özellikle de şu dönemde önemle tavsiye ediliyor.

  • Bağışıklığın güçlendirilmesi:

Bağışıklık, vücuda giren virüs, bakteri ve sağlığı olumsuz etkileyen diğer birçok etkene karşı vücudun oluşturduğu savunma sistemidir. Vücudu her daim bu çeşit saldırganların riskine karşı hazır tutmak için, sağlıklı beslenmeyle alınan birçok faydalı besin öğesinin yanı sıra bu besin öğeleri ihtiyacının takviye edici gıdalarla karşılanabilmesi de mümkün olmaktadır. Bağışıklığı güçlü olan kişilerin, yukarıda bahsedilen hassasiyetin de gösterilmesi halinde bu virüs salgınından etkilenme ihtimallerinin daha düşük olduğu öngörülmektedir.

Evde kalın, sağlıklı kalın…


Diğer Blog Yazıları
/Media/Uploads/shutterstock_92515687-800x400.jpg
19
Eki
Möller's Omega-3 Blog

Tuzda Kalkan Tarifi

<h1>Kalkan Balığı Hakkında Her Şey</h1><p>Yassı şekli ve enfes lezzetiyle bir&ccedil;ok hayranı olan kalkan balığı yakla

Yazar: Möller's Editör Devamını Oku
Devamını Oku
/Media/Uploads/124-avlanan-balik-600x300.png
15
Eki
Möller's Omega-3 Blog

Türkiye’de Tüketilen Balıklar

<h1>T&uuml;rkiye'de T&uuml;ketilen Balık &Ccedil;eşitleri</h1><p>T&uuml;rkiye'deki balık&ccedil;ılığın &ouml;nemli bir k

Yazar: Möller's Editör Devamını Oku
Devamını Oku
/Media/Uploads/moller-kasim-ayi.jpg
12
Eki
Möller's Omega-3 Blog

Kasım Ayında Tüketilen Balıklar

<h1>Kasım Ayında Hangi Balık Yenir?</h1><p>Havaların soğumaya başladığı kasım ayında en &ccedil;ok tercih edilen besinle

Yazar: Möller's Editör Devamını Oku
Devamını Oku
Sorularınızı whatsapp üzerinden bize iletebilirsiniz. WhatsApp